Yemek...Yapmak ..Sergilemek ve fotoğraf

2007-08-11 12:30:00

  Şu ara bir tembellki bir rehavet sormayın gitsin.Sıcaklar ve yorgunluk birleşince insan mutfağa bile girmek istemiyor.Pek fazla yemek yapmadığım için sizlerle de paylaşamıyorum.Ama yaptımmı da artık sunumuna da çok dikkat ediyorum.Çünkü yemek yapmak kadar yemek fotoğrafçılığı da çok ilgimi çekiyor. Yemek fotoğrafçılığı ve yemek stilistliği ülemizde çok yaygın olmayan ama oldukca keyifli ve zahmetli işler.Bu konuda Hürriyet Pazar ekinde Türkiye'de yemek fotoğrafları konusunda en iyilerden kabul edilen  Ahmet Ağaoğlu ve Mustafa Dorsay ile yapılan röportajdan bazı alıntıları yazının devamında okuyacaksınız.Göründüğünden daha zor bir iş . "AHMET AĞAOĞLUModel kaprisi onu yemek fotoğrafçısı yaptıAhmet Ağaoğlu’nun fotoğrafçılık macerası, amatör bir fotoğrafçı yengenin kanına girmesiyle başlamış. 15 yaşında kör topal fotoğraflar çekerken, 18’ine geldiğinde işler almaya başlamış.Ağaoğlu, İngiltere doğumlu. Fotoğrafçılığı da İngiltere’deki Paddington College’de okumuş. Asistanlık yaptığı yıllarda kaçınılmaz olarak ayak işlerine koşturmuş, ama kısa bir süre sonra ellerini ovuşturacağı teklif Singapur Havayolları’ndan gelmiş.Henüz 19 yaşında bir genç olarak, Barbados’ta cánım mankenlerle haşır neşir olma fırsatı yakalamış. Ne var ki, bu haşır neşirlik onun düşündüğü cinsten değil de, sabahları 5’te mankenleri uyandırmak, kaprislerini çekmek, neşeli uyanmaları için çeşitli taklalar atmaktan ibaret olunca, yakasını silkip ‘Bir daha insanlarla çalışmam’ diye yemin etmiş.İşte bu deneyimi de ona yeni modellerini; yani yemekleri seçmesine vesile olmuş. Yemek zevkini çocukluk yıllarında babasının yemekle ilgili emprovize çalışmalarına borçlu.Peki yemek fotoğrafları çekmek için mutfak dostu olmak mı lazım? Ağaoğlu, ‘Yapmayı da yemeyi de severim, arkadaşlarımın restoranlarına mönü hazırlarım, yemeklerini önce bana tattırırlar’ diyor. Londra’da tanıdığı gıda fotoğrafçılarının ... Devamı

İYİ Kİ DOĞDUN TOPRAKKKKKK...

2007-08-06 10:58:00

  Buse ve Toprak...Hayatım boyunca bana verilen en güzel hediyeler.Onların sayesinde dünyanın en güzel duygusunu teyzeliği tattım ve bunun için Deniz'e ,yani kardeşime minnettarım. Buse ve Toprak benim yeğenlerim.Onlar benim hayata bakış açımı değiştirdiler.Beni iyileştirdiler.Ümit Sayın'ın "ben iyiyim" diye bir şarkısı vardır.Der ki orada."Çünkü o taa derinden öptü kalbimi iyileştim ben."Bende bazen çocuklarla beraberken kalbim öpülmüş gibi hissediyorum. Onlar beni varlığını bilmediğim bir çok duyguyla tanıştırdılar.”Teyze anne yarısıdır.” ,”Anne olmadan anlayamazsın” gibi bir sürü sözcük onlarla anlam kazandı.Onlar doğduğundan beri dünya dertleri beni daha çok ilgilendirir oldu.Küresel ısınma,dünyadaki kuraklık ,açlık,çocuk sorunları daha hassas olduğum konular oldu. Buse Hanım 5 yaşında.Bize her geçen gün hayatla ilgili birşeyler öğretmeye devam ediyor.Halil Cibran'la ilk tanıştığım günler 20'li yaşlarımın başlarına rastlar.Çocuklarla ilgili yazdıklarını Buse doğduktan sonra daha iyi anladım.Diyor ki büyük usta: "Sizin diye bildiğiniz evlatlar,gerçekte sizin değildirler. Onlar kendilerini özleyen hayatınoğulları ve kızlarıdırlar. Sizler aracılığıyla dünyaya gelmişlerdirama sizden değildirler. Sizlerin yanındadırlarama sizlerin malı değildirler.Onlara sevginizi verebilirsinizama düşüncelerinizi asla,çünkü onların kendi düşünceleri vardır. Onların bedenlerini barındırabilirsinizama ruhlarını asla, çünkü onların ruhları geleceğin sarayında otururve sizler düşlerinizde bile orayı ziyaret edemezsiniz.Kendinizi onlara benzetmeye çalışabilirsiniz ama onları kendinize benzetmeye çalışmayın hiççünkü hayat ne geriye gider,ne de geçmişle ilgilenir.Sizler, evlatlarınbirer canlı ok gibi fırlatıldıkları yaylarsınız. Yayı gerenin elinde seve seve bükülün çünkü oku atan o güç,uzaklaşan okları sevdiği kadar, Elindeki sağlam yayı da sever..."     Evet gelelim yazımızın yazılma nedenine...Toprak bebek.3 Ağust... Devamı

Anne Sofrası

2007-07-23 22:46:00

Haftasonu seçimler dolayısıyla Dikili'de annemlerle birlikteydim.Cumartesi gecesi her zamanki gibi kardeşim ,eşi ve çocukları da yemekte bize katıldı.Annem yine yemeklerde döktürmüştü ama çocuklardan fırsat bulup onların fotoğraflarını çekemedim yalnız salataları ben yaptım ve onları fotoğraflama fırsatını kaçırmadım :)Aslolan yemekten çok beraber olmanın tadıydı tabiki :) Ailecek :) YOĞURTLU PATLICAN SALATASI :Yapımını hepimiz biliriz.Közlenmiş patlıcan sarımsaklı yoğurtla karıştırılır.Ve bizim buralarda üzerine nane ve biraz zeytinyağıyla servis edilir. BÖRÜLCE SALATASI:Ege mutfağının klasiklerinden biri.Haşlanmış börülce,üzerine zeytinyağı,limon ve sarımsakla yapılan sos ilave edilir.Bu sosta bir gece bekletmek onu daha da lezzetli kılar.Üzerine domates ve sarımsakla servis edilebilir. PATLICAN SALATASI : Ve yine başrolde közlenmiş patlıcan.İrice doğranıp sarımsak,zeytinyağı,limon,sirke ve nar ekşisinden oluşan sostan bir kaç saat bekletilir.Daha sonra jülyen usulü doğranmış soğan ve domatesle karıştırılır.Buyrun size ege mutfağı :) Afiyet Olsun...   Devamı

Kabak Çiçeği Dolması

2007-07-20 00:10:00

  Az önceki çiçekler şimdi böyle görünüyorlar.Kabak çiçeği dolması.Bence egenin gerçek lezzet şölenlerinden biri.En iyisini büyükannem yapar.Yani bence. Zor bir iştir.Emek ister.Çocukken bahçede büyükannemin sabah daha güneş kendini göstermeden kabak çiçekleri toplayışını ve hazırladığı dolma içiyle dolduruşunu izlerdim.Bu öğlene ziyafet var demekti.Az sonra asma yaprakları ve biberler bu şölene eşlik ederdi. Dün akşam kabak çiçeği bulmak için bostanlı pazarındaki tüm kabakçılarla kavga ettim.Çiçekler çok küçük :( çok küçük olursa doldurmanız mümkün olmaz.Zar zor 20 tane çiçek seçtik.Bu akşam eve geldiğimde onları yıkayıp içlerini ayıkladım.Çok nazik olmanız gerekiyor çünkü çiçekler hemen yırtılıyor.Tavada küçük bir soğanı ve bir diş sarımsağı bir fincan zeytinyağında kavurduktan sonra bir tatlı kaşığı salça ilave ettim ve pirinci (pirinç 20 çiçek için 8 kaşık koydum tam yetti)ekleyip iki çevirdim .(yani sadece birbirine karışacak kadar ) bu karışıma ince doğranmış nane,maydanoz,taze soğan ve bir domates ilave ettim.Üzerine biraz tuz ,karabiber,kimyon ve yenibahar.İyice karıştırarak çiçeklerin içini dikkatlice doldurdum.  1 fincan zeytinyağı ,yarım limon suyu ve bir bardak su ile kısık ateşte 30 dk. kadar pişirdim.İşte ürünü.İnanın göründükleri kadar lezzetliler.Afiyet olsun. Devamı

KABAK ÇİÇEKLERİ

2007-07-20 00:03:00

Az sonra muhteşem bir lezzete dönüşecek olan kabak çiçekleri. Devamı